Siz
hangi dili konuşuyorsunuz?
Biz sizinle aynı dili konuşuyoruz …
Yeterlilik, hız ve kalite bizi tanımlayan sözcükler, beceriklilik, güvenilirlik
ve bağlılık kuvvetli olduğumuz yönlerimizdir. Bundan dolayı yalnızca dünya
çapında Türk şirketleriyle değil, Türkiye'de yerleşik dünya çapındaki
şirketlere de çeviri hizmeti vermekteyiz.
Çeviri, bir dilde yazılı ve sözlü uygulanmış bir metnin başka bir dile yazılı ve
sözlü olarak aktarılması ya da bu aktarım sürecinin sonucudur. Günümüzde
dileyen herkes her dili öğrenebilir hatta eğitimini bile alabilir, ancak kalifiye
ve kusursuz çeviri için, özellikle terminoloji içeren çeviriler söz konusu
olduğunda, daha fazlası gerekir. Bir çevirmenin kaynak metne sadık kalarak yüksek
kalitede çeviri yapabilmesi için ilgili yabancı dili ve ana dilini yazılı ve sözlü
olarak çok iyi kullanabilmesi ve ilgili sektörün terminolojisine egemen olması
şarttır. Bu da yalnızca yüksek öğretim ile mümkün olduğundan, tıp çevirilerini doktor
ya da eczacıların, kimya çevirilerini kimyacıların, mekanik, elektrik,
elektronik çevirilerini teknisyenler ya da mühendislerin, ticari çevirileri
işletmecilerin, hukuk çevirilerini avukatların … vb. yapması gerekir.
Profesyonel tercümanlar, yani mütercim tercümanlık mezunları da meslekleri
gereği her sektörde yazılı ve sözlü çeviri yapabilirler.
Her çeviri, çeviri değildir …
Almanca bir sözcük olan “Vaterland”, birebir çevrildiğinde “baba vatan” olur,
ancak Almancada vatanın anne ile değil baba ile tanımlandığını bilen bir çevirmen
bunu “Anavatan” olarak Türkçeleştirecektir.
Çeviriler de sıkça karşımıza çıkan bir deyimdir, genellikle eğitim kitapçıklarında
yer alır, “Unter vier Augen”. Birebir çevirisi “Dört göz altında” olmakla
birlikte Türkçesi “Başbaşa” olarak kullanılmalıdır, çünkü tümcede başkalarının
olmadığı ortam imlenmektedir.
Daha çok günlük dilde kullanılan “Vitamin B”, “torpil” anlamına gelir,
ama çevirilerde metnin özelliğine hiç uygun olmasa da “B vitamini” olarak çevirenlerin
sayısı oldukça yüksektir.
Yukarıdaki örnekler, birebir çeviri ile yerelleştirme arasındaki farkı ortaya koymaktadır,
ancak aşağıdaki çeviriler artık trajikomik niteliğindedir.
Hemen her “S O S” çağrısı yapan filmde duyduğumuz, ülkemizde de nerdeyse
herkesin bildiği bir sözcük haline gelen “Mayday”, bazen “Mayıs günü”
olarak çevrilebilmektedir.
En şaşırtıcı çeviri örneklerinden biri de Türkçemize “Hava yastığı” olarak
yerleşen “Airbag” tir, “Hava kutusu” olarak çevrildiği görülmüştür.